Bahçeli’den Öcalan’a Çarpıcı Teklif: Barış Süreci Koordinatörü Olmalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle:

Değerli milletvekilleri, kıymetli dava arkadaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler, hepinizi selamlıyor ve bereket dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum. Türkiye, Balkans’tan Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Türk Dünyası’na kadar uzanan önemli bir merkez ülkedir. Birçok kriz durumunu aynı anda analiz edebilen, farklı coğrafyalardan iletişim kurabilen ender devletlerden biridir. Türkiye, kendi söylemlerini yalnızca politik kavramlarla oluşturmaz; diplomasi kanallarını açık tutar, arabuluculuk fırsatlarını değerlendirir ve tarafların bir araya gelebileceği zeminleri destekleyerek yapıcı bir rol üstlenir.

Ancak, barış yanlısı olmak pasif bir tutum sergilediğimiz anlamına gelmez. Arabuluculuk, herhangi bir küresel veya bölgesel projede yer almak anlamına da gelmez. Hiçbir ittifakın Türkiye’nin meşru haklarına zarar vermesine izin vermeyeceğiz. Türkiye, kendi menfaatlerini göz ardı ederek siyaset yapmaz. İç cephe zayıf olanın, dış cephede manevra kabiliyeti de azalır. Türkiye’nin barış yanlısı duruşu, Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs’ta aleyhimize gelişen durumlardan sessiz kalacağımız anlamına gelmez.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi doğrultusunda şekillenen dış politikamız, Türkiye’yi gerginlik arayan bir ülke haline getirmemiştir. Ancak, haklarımızı ve güvenlik alanımızı, Kıbrıs Türklerinin varlık haklarını ve Ege’deki dengeyi hiçe sayan her girişim karşısında kararlı bir Türkiye bulacaksınız. Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmayı planladıkları güvenlik ve enerji merkezlerine dikkatle yaklaşmalıyız.

Her devlet kendi dış politikasını belirler ve kendi ittifaklarını oluşturur. Ancak, bu ittifaklar Türkiye’yi çevreler, Kıbrıs Türklerini sıkıştırır ya da Ege’deki mevcut dengeyi bozmaya ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiili durumlar oluşturmaya yönelirse, buna kayıtsız kalmamız mümkün değildir.

Ayrıca, Abdullah Öcalan’ın barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü olmasını öneriyorum. Temennimiz, PKK’nın kurucu önderinin belirli bir tanım altında görev yapmasıdır.

AYRINTILAR GELİYOR…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir